Bir yanda açlık sınırının ve asgari ücretin altında 2 bin 500 lira maaşla yaşamaya mahkûm edilen milyonlarca emekli yaşama savaşı verirken, diğer yanda milyonlarca Emeklilikte Yaşa Takılan EYT’li yurttaş emekli olabilmek için yıllardır çile dolduruyor.

Emekli olabilmek için gereken prim ödeme gün sayısını ve sigortalılık süresini tamamladığı hâlde 4447 sayılı yasanın geriye doğru işletilmesi nedeniyle yaş engeline takıldığı için emekli olamayan milyonlarca EYT’li yurttaş, büyük mağduriyetler ve acılar yaşıyor.

Kazanılmış emeklilik hakları yasa ile gasbedilen EYT’li yurttaşlar ‘erken yaş’ gerekçesiyle emekli olamıyor. İşsiz kaldıklarında ise ‘yaşlı oldukları’ gerekçesiyle iş verilmiyor.

Yaş sınırını tamamlayıp emekli olduklarında ise bu defa asgari ücretin ve açlık sınırının da altında bağlanan 2 bin 500 liralık emekli maaşıyla baş başa kalıyorlar.

Türkiye’de resmî verilere göre 13,5 milyon emekli bulunmaktadır. Bu rakama 1999 ve 2008’de yapılan yasa değişikliği nedeniyle emekli olamayan EYT’liler dahil değildir. Emeklilikte Yaşa Takılanlar da eklendiğinde bu rakam 20 milyona yaklaşmaktadır.

Yoksulluk sınırının 16-17 bin lirayı, açlık sınırının 5-6 bin lirayı aştığı günümüzde, asgari ücret 4 bin 253 lira, en düşük emekli aylığı ise 2.500 lira olarak belirlenmiştir.

Çalışma hayatı boyunca devlete vergi ve sigorta primi ödeyen emekçilerin çalışırken toplu sözleşme yoluyla belirlenen maaş ve ücretleri, emekli olduktan sonra siyasi iktidarlar tarafından tek yanlı olarak sahte enflasyon rakamına göre belirlenmektedir.

EMEKLİLERİN VE EYT’LİLERİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM

Bu rakamlar ile emeklilerin neredeyse tamamı yoksulluk sınırının altında, milyonlarcası ise asgari ücretin ve açlık sınırının altında maaş almaktadır.

Emekli maaşları insanca yaşamayı sağlayacak düzeyde değildir. Emeklilerin ve EYT’lilerin büyük bölümü yaşamlarını sürdürebilmek için çalışmaya devam etmektedir.

EYT’liler, emeklilik hakları gasbedildiği için, sağlık hakkından yararlanamamaktadır.

Gıda başta olmak üzere temel ihtiyaç maddeleri fiyatları sürekli artıyor. Ev kiraları, elektrik ve doğalgaz faturaları ödenemez miktarlara ulaşıyor. Ucuz ekmek almak isteyen emekliler, Halk Ekmek kuyruklarına mahkûm ediliyor.

Tüketici Kredisi ve Kredi Kartı kullanarak günlük yaşamlarını sürdürmek zorunda bırakılan emeklilerin büyük bölümü bankalara borçlu olup önemli bir bölümü ise icralık duruma gelmiştir.

Emekli mücadelesi

Yaşanan tüm bu sorunlara rağmen, emeklilerin ve EYT’lilerin çok küçük bir bölümü sendika, dernek veya platform şeklinde örgütlüdür.

Örgütlü olan yapıların da ‘Emeklilerin ve EYT’lilerin hakkı’ için bir araya gelme çaba ve iradesi son derece zayıftır.

Emeklilerin ve EYT’lilerin insanca yaşam ve emeklilik hakkı mücadelesinde güç ve eylem birliği için yan yana gelişlerden uzak durulmaktadır.

Yan yana gelen birçok çevre ise kendi aralarında yaşanan sudan çekişmeler nedeniyle bölünmeye devam etmektedir. Yaşanan her bölünme ise emeklilerin ve EYT’lilerin hak mücadelesine zarar vermektedir.

Geldiğimiz noktadan daha ileri adımlar atacak deney ve bilinç, emekli hareketinin taşıyıcılarında mevcuttur. Önemli olan bu iradeyi, tutumu ve kararlılığı gösterebilmektir. Emekli hareketi bileşenlerinin bu sorumluluğu yerine getireceğine olan inancımız tamdır.

Emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların en önemli nedeni, emekli olduktan sonra sendikal haklardan mahrum bırakılmalarıdır.

Emekli yurttaşların insanca ve onurlu bir yaşam sürebilmeleri ancak ve ancak toplu sözleşmeli sendika hakkına sahip olmalarıyla mümkündür.

Emekli hakları için verilen mücadele aynı zamanda sınıf mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Unutmayalım ki, emeklilerin bugünkü durumu çalışanların geleceğinin aynasıdır…

Hukuksal durum

Emeklilerin ekonomik, demokratik, sosyal hak ve çıkarlarını korumak, geliştirmek için sendika kurmaları yasal ve meşru olup kaynağını Anayasadan almaktadır.

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin tüm uluslararası sözleşmelerde, sendika kurma hakkı bir insan hakkı olarak herkese tanınmıştır.

Anayasamızın 17. ve 90. maddeleri ile İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 23/4. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11/1. maddelerinde yazılı olan metinlerde de açıkça görüldüğü gibi, Türkiye’nin imzalamış olduğu uluslararası sözleşmeler dikkate alındığında yürürlükteki Anayasanın 17. ve 90. madde hükümlerine dayanılarak kurulan emekli sendikaları yasaldır ve haklarında kapatma davası açılamaz.

T.C. Anayasası

Madde 17

Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.

Madde 90

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.

İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi

Madde 23/4

Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkı vardır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Madde 11/1

Herkes barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hak, çıkarlarını korumak amacıyla başkalarıyla birlikte sendikalar kurma ve sendikalara üye olma hakkını da içerir.

Sendika hakkı engellenemez

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi” başlıklı 118. Maddesinin 2. Fıkrasında; “Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” denilmektedir.

Söz konusu yasa kapsamında, 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ile 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre kurulan ve faaliyet gösteren işçi ve memur sendikalarının eylem ve etkinlikleri sırasında yaşanan sendikal faaliyeti engelleme girişimleri karşısında, özel sektöre ait işyeri patronları ve yöneticileri ile kamu kurumları yöneticileri hakkında daha önce verilmiş mahkumiyet kararları mevcuttur.

EMEKLİLERİN VE EYT’LİLERİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM

Emekli sendikaları, her ne kadar kuruluş ve çalışma esaslarını belirleyen bir yasal düzenleme mevcut olmasa da hukuki dayanağını Anayasa’nın 90. Maddesi ile Uluslararası Sözleşme hükümlerinden almaktadır.

TALEPLERİMİZ

1. Asgari ücret açlık sınırının üzerine çıkarılsın. En düşük emekli maaşı ve bayram ikramiyesi asgari ücretle eşitlensin.

2. Emeklilere yılda iki defa yapılan ikramiye ödemesine özel sandık emeklileri de dahil edilerek, Ocak-Nisan-Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda dört ikramiye ödensin.

3. Temel gıda ve temel tüketim harcamalarına yapılan yüksek oranlı zamlar nedeniyle oluşan enflasyon kayıplarının telafisi için, Temmuz ayını beklemeden tüm emekli maaşlarına seyyanen ek zam yapılsın.

4. Anayasanın ‘Sendika Kurma Hakkı’nı tanımlayan 51. Maddesi ile ‘Toplu Sözleşme Hakkı’nı tanımlayan 53. Maddelerine Uluslararası Sözleşmelerde yer alan “Herkes” ibaresi eklenerek emeklilerin sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı Anayasal güvenceye kavuşturulsun.

5. Emekli maaşlarının hükümet tarafından tek yanlı olarak değil toplu sözleşme yoluyla belirlenmesi için, Emekli Sendikaları Statü Yasası çıkarılarak gerekli yasal düzenlemeler yapılsın.

6. İntibak Yasası çıkarılarak eski ve yeni emekliler arasındaki maaş eşitsizliği giderilsin.

7. Emekli Sandığı, Bağ-Kur, SGK ve özel sosyal güvenlik sandıkları tek çatı altında toplansın. 6 aylık enflasyon farkı ödemelerinde işçi memur emeklisi ayrımı yapılmasın.

8. 3600 ek gösterge tüm memur emeklilerini kapsayacak şekilde yasalaşsın.

9. Emekli yurttaşlara sunulan sağlık hizmeti karşılığında emekli maaşlarından yapılan tüm kesintiler kaldırılsın.

10. Toplu taşıma araçlarında ülkenin her yanında emeklilere ve eşlerine ücretsiz ulaşım hakkı sağlansın.

11. Emeklilik yaşı ve prim ödeme gün sayısı düşürülerek, aylık bağlama oranı (ABO) yükseltilsin.

12. EYT Yasası derhal çıkarılarak, 4447 sayılı yasanın geriye doğru işletilmesi ile kazanılmış emeklilik hakları gasbedilen EYT’li yurttaşların yaşadığı mağduriyet sona erdirilsin.

13. SGK ile Bankalar arasında yapılan protokol görüşmelerine emekli sendikasının da katılması yönünde yasal düzenleme yapılsın. Emekli maaş promosyonları 3 yılda bir değil her yıl ödensin.

14. Emekli yurttaşlara yaşamlarının sonbaharında hak ettikleri saygı gösterilsin. Yalnız yaşayan, hasta ve bakıma ihtiyacı olan emekli ve yaşlı yurttaşlar için devlete ait huzurevi sayısı artırılarak, bakım hizmetleri yaygınlaştırılsın.

Paylaş